21 Aralık 2008 Pazar

İnsancıl kapitalizm-2

Z-Mart isimli hipermarket, yüksek alım gücüyle malları çok ucuza alıyor ve mağazalarında uygun fiyata satıyor. Tüketiciler, Z-Mart'tan son derece memnun; çünkü daha önce 2 liraya aldıkları malları 1 liraya alıyorlar.

Z-Mart, Bamburt'ta bir mağaza daha açıyor ve bölgedeki küçük bakkaliyelerin varlığını tehdit ediyor. Bamburt'ta 2 bin lira ile geçinen Sabır isimli bakkalın ayakta kalması için her mala en az yüzde 20 kâr koyması gerekiyor. Çünkü ayda ortalama 10 bin liralık mal satıyor. Z-Mart, Sabır bakkalın 10 liraya sattığı malı 7 liraya satıyor. Bamburtluların birçoğu Z-Mart'tan alışverişe başlıyor. Sabır Bey, bakkaliyeyi kapatmak zorunda kalıyor.

Sabır bakkaldan alışverişi kesenlerden biri de tasarımcı Kura Bey. Z-Mart'taki çikolataların ucuzluğundan çok memnun. Çocukluğu boyunca almak isteyip yoksulluktan alamadığı çikolataları bol bol alabiliyor. Kendisi de Bamburt'ta dünyanın en büyük çikolata üreticilerine ambalaj kâğıdı üreten bir fabrikada tasarımcılık yapıyor. Z-Mart, yeni bir üreticiden 100 milyon koli çikolata alacak. Ancak üreticiden bu kadar büyük bir alım için toptan fiyatı 100 lira olan çikolatanın kolisini 50 liraya almak istiyor. Üretici, böyle bir müşterinin işini yapmamayı aklından bile geçiremiyor. Diğer yandan fiyatı bu kadar düşürebilmesi mümkün değil. Çünkü çikolatanın kolisini 80 liraya mal ediyor. Ancak bu büyüklükteki siparişi kaçırmamak amacıyla maliyetleri düşürmek için her türlü fikri deniyorlar. Öncelikle personeli yarıya indirerek verimliliği 2 katına çıkarabilir miyiz diye düşünüyorlar. Karar uygulanıyor. Ancak yeterli maliyet düşüşü sağlanamıyor. Tedarikçilerine fiyatları düşürmesi için baskı yapıyorlar. Kakaodan fıstığa, yağdan süte kadar tüm mal sağlayıcılarına baskı yapıyorlar. Baskı yaptıkları kuruluşlardan biri de Kura Bey'in çalıştığı ambalaj üreticisi. Çikolata ambalajı üreten şirket de maliyetleri düşürmeye personelden başlıyor ve o fabrikada personelin yüzde 40'ını işten çıkarıyor. İşten çıkarılanların arasında Kura Bey de var. Kura Bey, bir sürü borç içindeyken kendini bir anda işsiz buluyor. Zorunlu ihtiyaçları karşılamak için Z-Mart'a gittiğinde o çok sevdiği ucuz çikolatalara bakıyor; ama alamıyor.

Lokantacı Kul Bey, Bamburt'ta 1990 yılında açtığı lokantayı işletiyor. Temiz bir lokanta ve lezzetli yemekleri var. Lezzetli ama ülke çapında ün yapacak herhangi bir ürünü yok. Yine de çevredekilerin sürekli gelip yemek yediği bir lokanta. Şehirlerine ilk önce dünya çapında ünlü bir hamburger zinciri geliyor. Daha sonra bir pizza zinciri. Bunlara bir tatlı zinciri de ekleniyor. En son olarak ülkenin en büyük şehrinde ev yemekleriyle ün yapmış 100'den fazla şubesi olan bir lokanta açılıyor. Bütün bu gelişmeler Kul Bey'i düşündürüyor. Çünkü günden güne lokantanın müşterileri, yeni açılan zincirlere gidiyor. Kul Bey, çalışanlara klasik bir patron gibi yaklaşıyor. 5 dakika geç kalsalar fırçayı basıyor. Ancak çalışanlar işten üç saat geç çıkınca onlara bırakın fazla mesai vermeyi, teşekkür bile etmiyor. Hatta bahşişleri bile dağıtmıyor. Çalışanların morali genel olarak bozuk. Müşterilere güler yüzle yaklaşmıyorlar; çünkü yaptıkları işe ve patronlarına karşı sevgileri yok. Aşçıbaşı bir tatlı icat ediyor; bu tatlının yeni müşteri çekmesi ya da eski müşterileri getirmesi ihtimali var. Fakat patrona söylemiyor. İşler giderek bozuluyor ve Kul Bey sonunda lokantayı kapatıyor. Uzun süre işsiz kaldıktan sonra büyük zincir restoranlardan birkaçına iş başvurusu yapıyor. Bunlardan yerel bir zincir, Kul Bey'i bir şubeye müdür yardımcısı olarak alıyor. Eski patron, artık işçi. Birlikte çalıştığı müdür ve şirketi, çalışanların fikirlerini almıyor. Geç kalınca fırçayı basıyorlar; herhangi bir özveri hiçbir şekilde takdir edilmiyor. Ücret de üç kuruş; ama Kul Bey ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda.

İki bayram arasında huzurlu olmanız dileğiyle...

Hiç yorum yok: